Bilgisayar Mühendisleri Anketi

Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın 3. Olağan Genel Kurul 12 – 13 Mart 2016 tarihlerinde, TOBB-ETU‘de (Ankara) düzenlecek Genel Kurul’a yönelik çalışmalarımız devam ederken, bir sonraki döneme yönelik plan ve çalışmalarımız için, meslektaşlarımızın fikir ve önerilerini almak için aşağıdaki anketi hazırladık. 10 sorudan oluşan anketi tamamlamak yaklaşık olarak 3 dakika sürüyor. Siz de mesleğimiz ve meslek odamız açısından büyük önem arz eden bu Genel Kurul’a giderken, görüşlerinizi paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz.   Anketimiz sona ermiştir, ilginiz için teşekkür...

Forum: “Kafamda Deli Soru(n)lar”

“Bugün de akşam yemeğini dışarda yiyeceğiz galiba?” “Aslında süper bi start up fikrim var da zaman yok…” “Yazılımı bırakıp proje yöneticiliğine mi geçsem?” “Projeyi bitirirlerse ne yapacaz? O kadar da kredi çektik…” “Yaş da ilerledi, bu saatten sora iş bulmak da zor…” Bu ve bunun gibi pek çok soru(n) çalışma yaşamımızın bir döneminde dolaşıp duruyor kafamızın içinde, meşgul ediyor zihnimizi. Önce soru olarak başlıyor, sonra bir sorun olup dikiliyor karşımıza. Konuşmak, soruların cevabı, sorunların çözümü için atılacak ilk adım değil mi? Biz de o adımı birlikte atalım istedik. Eğer sorularımız aynı, sorunlarımız ortaksa, gelin yanıtı birlikte verelim, çözümü birlikte üretelim. Konuşarak başlayalım… (Facebook etkinlik...
“Atılımcı Mühendisler” BMO’da Ne Yapıyor?

“Atılımcı Mühendisler” BMO’da Ne Yapıyor?

BMO’nun 2. Olağan Genel Kurulu ile göreve gelen “Atılımcı Mühendisler”den oluşan Yönetim Kurulu’nda; önce Başkan Yardımcısı Kurul’dan, Yazman üye ise görevinden istifa etmişti. Geçtiğimiz Ağustos ayında ise Oda Başkanı Sabri ALYAKUT görevinden istifa etti, Yönetim Kurulu sayman üyesi Ahu Nur KURNAZ’ın ise üyeliği düşürüldü. Göreve geldiğinden bu yana Oda’yı gittikçe daha içine kapalı bir yapıya dönüştüren, oda kurullarının işleyişi ve durumu ile ilgili hiçbir bilgilendirme ya da açıklama yapmayan, kurulan birkaç komisyonu dahi işletemeyen, üyelerin oda süreçlerine katkı vereceği kanalları aç(a)mayan “Atılımcı Mühendisler”in oluşturduğu Yönetim Kurulu’nda eşi benzeri görülmemiş bir ciddiyetsizliğin ve pervasızlığın hakim olduğunu üzülerek görmekteyiz. 2014 tarihinde mazbatasını aldığından bu yana başkan, başkan yardımcısı ve sayman olmak üzere üç asıl üyesinin ayrıldığı, işleyişin ve görevlendirmelerin karmaşaya döndüğü Yönetim Kurulu’nda gerçekleşen değişiklikleri takip etmekte güçlük çekiyoruz. Odanın web sitesine göre: – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ersin KARADÖL kurul üyeliğinden, Yönetim Kurulu Yazman üyesi Bahattin ZORLU ise yazmanlık görevinden istifa etti. (23 Haziran 2014) – Yönetim Kurulu asıl üyesi Muharrem AYDIN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine atandı. – Yönetim Kurulu yedek üyesi Hakan KOCABIYIK asıl üyeliğe geçirildi ve Yönetim Kurulu Yazman üyesi görevine atandı. – Yönetim Kurulu Başkanı Sabri ALYAKUT kurul üyeliğinden istifa etti. (20 Ağustos 2015) – Yönetim Kurulu Sayman üyesi Ahu Nur KURNAZ’ın kurul üyeliği düşürüldü. – Yönetim Kurulu yedek üyeleri Derya OKTAY ve  Erdal HAMSİ, asıl üyeliğe geçirildi. – Daha önce Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan Muharrem AYDIN, Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. – Daha önce Yönetim Kurulu Yazman üyeliğinden istifa eden Bahattin ZORLU, Yönetim Kurulu Sayman üyeliğine atandı. Odanın kuruluş çalışmalarına katılmamış, seçim öncesi ne vizyonunu ne de çalışma programını ortaya koyan, odanın geleceğine...
“Az” Hukuk, “Çeyrek” Özgürlük, “Kısmi” İnternet Olmaz!

“Az” Hukuk, “Çeyrek” Özgürlük, “Kısmi” İnternet Olmaz!

Türkiye İnternet sansürü ile 2007 yılında yürürlüğe giren 5651 sayılı yasa ile tanıştı. 17 – 25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrasında kapsamı genişletilen yasa, Nisan 2015 tarihinde yapılan düzenlemeler ile tam donanımlı bir sansür yasasına dönüştürülmüştür. Bugün itibarıyla Türkiye’den 103625 İnternet adresine erişim engellenmiştir.[1] 7 Haziran 2015 seçimlerinde istediği sonucu elde edemeyen AKP ve Saray; Türkiye’yi sürüklediği kaos ve çatışma ortamında, her türlü demokratik ilkeyi, insan haklarını ve hukuku ayaklar altına alarak görülmemiş bir zorbalık rejimini ülkeye dayatmaktadır. 2007 yılında, tam da bu günler için çıkardıkları ve güncelledikleri 5651 sayılı sansür yasası, 17 – 25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası MİT kadrolarıyla yeniden yapılandırdıkları Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), TİB’in sivil(!) kolu olarak faaliyet gösteren Erişim Sağlayıcıları Birliği ve siyasallaştırarak kendi kontrollerine aldıkları yargı organları aracılığıyla her türlü muhalefeti susturmak ve sindirmek istemektedir. – 26 Ekim 2015 itibarıyla Türkiye’den 103625 İnternet adresine erişim engellenmiştir.[1] – Twitter’ın 2015 ilk 6 aylık şeffaflık raporuna göre; tüm ülkelerden 442 içerik kaldırma talebinin 408’i Türkiye’den gelmiştir. Bu kapsamda 125 kullanıcı hesabı kapatılmış, 1667 gönderi silinmiştir. [2] – 2015 Temmuz – Eylül döneminde ise 101 site ve 40 Twitter hesabı, 178 URL bazlı haber sansüre uğramıştır. [3] Saray ve partisi, Kürt illerinde yürüttükleri kirli savaşı halktan gizlemeye çalışmakta, Suriye’deki cihadcılara verdiği desteğin üzerini örtmek için yayın yasaklarına sığınmakta ve kendilerine yönelik her eleştiriye “hakaret” soruşturmaları açarak, 7 Haziran’da yitirdiği iktidarı 1 Kasım seçimlerinde tekrar kazanmak için ülkeyi bir yangın yerine çevirmekte beis görmemektedir. 2013 Haziran ayından bu yana süren tüm baskılara, sindirme operasyonlarına ve yüreklerimizin orta yerinde patlayan bombalara rağmen büyüyen umudumuzla; adil, özgür ve barış içinde bir ülke için hukuksuzluklara ve sansüre karşı mücadelemize devam edeceğimizi...

Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi

Silahların değil insanların konuştuğu, gençlerimizin ölmediği, emeklerinin sömürülmediği, saraylara, saltanatlara ve onların yarattığı savaşlara yer olmayan bir ülkenin,eşit, özgür yurttaşları olarak kardeşçe, bir arada yaşama talebimizi bir kez daha dillendirmek için 10 Ekim saat 10.00’da Ankara Tren Garı’nda buluşuyoruz. Miting Tarihi     :10 Ekim 2015 Cumartesi Toplanma         : Tren Garı Önü Toplanma saati : 10.00 Miting Yeri        : Sıhhiye Meydanı Ankara Miting Saati       : 12.00...
Casus Yazılım Kullanmak Anayasal Suçtur!

Casus Yazılım Kullanmak Anayasal Suçtur!

5 Temmuz 2015 tarihinde İtalyan yazılım şirketi Hacking Team’in kirli dosyaları, 400 gigabytelık veri, ortalığa saçıldı. Belgeler, şirketin çeşitli devletlere kullanıcı bilgisayarlarına erişen casus yazılım sattığını belgeliyordu. Belgelere göre Hacking Team’in aktif müşterileri arasında 21/06/2011 tarihinden bu yana şirketin RCS (Remote Control System – Uzaktan Kontrol Sistemi) yazılımını kullanan Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) de vardı ve şirkete 440 bin Euro ödeme yapılmıştı. RCS, hedeflenen kullanıcıların bilgisayarlarına ya da telefon/tablet gibi akıllı cihazlarına yerleştirilerek bu cihazların uzaktan kontrol edilebilmesine, cihazların içindeki dosyaların kopyalanabilmesine, cihazlara sahibinin bilgisi dışında dosyalar yüklenebilmesine olanak sağlayan bir casus yazılımdır. RCS, hedef kullanıcıya gönderilen bir e-postanın ekinde yer alan dosyanın içine gizlenerek gönderilebilmekte ve e-postayı alan kişi ekteki dosyayı açtığında bilgisi olmadan sistemine kurulabilmektedir. Bir hukuk devletinde, tüm devlet kurumları yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Halbuki, EGM’nin casus yazılım kullanımı Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırıdır. Yasalarımız, iletişimin izlemesini ancak mahkeme kararıyla izin vermektedir ve izleme süphelinin iş yeri ile sınırlıdır. Bilgisayar kullanıcılarının casus yazılımlarla takibi bu sınırın aşılmasıdır. Bu yolla, sahte delil yerleştirilebilmekte, kişiler tüm iletişimi izleyebilmektedir. Türk Telekom’un iletişimi izleme amacıyla ihaleye çıktığı bilinmekte olup, bilişim STK’ları olarak kamuoyunun dikkati bu konuya daha önce de çekilmiştir. Bu şekilde casus yazılım kullanmak, Anayasa suçudur. Bu uygulamaya son verilmeli ve kimlerin casus yazılımla izlendiği açıklanmalı, ilgililer için soruşturma açılmalıdır. Kişisel veriler yasa tasarısı, özgürlükçü bakış açısıyla ve sivil toplumun katkılarıyla, yurttaşı devlete karşı koruyan bir bakış açısıyla yasalaşmalıdır. Yurttaşlar Kendilerini Korumalıdır! Güvenli internet, kullanıcıların internet erişiminin çeşitli filtrelerle engellenmesi demek değildir. Güvenli internet için kullanıcıların öncelikle bilgisayarlarına izinsiz giren ve iletişimlerini izleyen kişi ya da kuruluşlara karşı korunması gerekmektedir. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, ve vatandaşlar geniş...